Kart aidatına lahmacunlu savunma

Kart aidatına lahmacunlu savunma
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, bankalar ile vatandaş arasında sık sık dava konusu edilen kredi kartı aidatı konusunda bir şartla bankaların yanında yer aldı. 13.02.2013 21:32

Her hizmetin bir bedeli olduğu gibi kredi kartı kullandırmanın da bir bedeli olduğunu ifade eden Öztekin, ancak bankaların bu tür kesintilerden mutlak surette vatandaşı haberdar etmesi gerektiğini söyledi. Öztekin, “Her hizmetin bir bedeli vardır. Ekmeği gidip fırından herkes bedava almak ister. Ama ekmek 2 TL ise, 2 TL’lik ekmek de var 50 TL’lik ekmek de var. Şimdi bankacılar şunu diyor. ‘Gidip lahmacunu Bodrum’da 50 TL’ye yiyorsunuz.’ Yani nerede yediğinizle, ne yediğinizle alakalı” dedi.

BDDK Başkanı Mukim Öztekin, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle Ankara Rixos Otel’de sohbet toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda bankacılık sektörünün 2012’ye ilişkin rakamlarını değerlendiren ve 2013 beklentilerini açıklayan Öztekin, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öztekin, TMSF’nin mevduat garantisini 50 bin TL’den 100 bin TL’ye artırmasının sektöre yansımalarına ilişkin bir soru üzerine, sorunun direkt TMSF’ye sorulması gereken bir soru olduğunu belirterek, “2004 yılında beri güvence tutarı değişmemiş durumdadır, 50 bin TL düzeyinde. Bunun enflasyona endekslendiği takdirde zaten söz konusu rakama çok rahat ulaşacağı ortadadır. 2004 yılında sigortalı mevduat oranı da 50 bin TL’yi kıyasladığımızda yüksek tutardaydı, 2012’ye geldiğimizde sigortalı mevduatın payının oldukça azaldığını görmekteyiz” dedi. Öztekin, böyle bir ihtiyacın mevduat sigortacılığının etkinliği açısından ortaya çıktığını düşündüğünü belirterek, enflasyona endekslemenin ötesinde bir iş yapılmadığını ifade etti. Öztekin, ayrıca bankaların tüketici kredisi kullandırırken, kendi düzenlemeleri çerçevesinde ilave maliyete de katlandıklarını belirterek, 2011’den beri amaçlarının cari açığa olumsuz katkı sağlayan kredilere yönelik düzenleme yapmak olduğunu ve buna ilişkin ilave düzenlemelerin de mutlaka olacağını söyledi.

KREDİ KARTI HARCAMALARININ BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU TAKSİTLİ HARCAMALAR OLUŞTURUYOR

Kredi kartlarının toplam tüketici kredileri içerisindeki payının 71 milyar TL olduğunu, bunun önemli bir miktarının da taksitli kredi kartlarından oluştuğunu ifade eden Öztekin, “Dünyanın gelişmiş 17. ülkesi olmamıza rağmen, aslında kredi kartı harcaması dağılımına baktığımız zaman çok daha önlerdeyiz” dedi. Toplam harcamaların neredeyse yüzde 35-40’ının kredi kartları ile yapıldığını ifade eden Öztekin, bunun da ekonomi için olumlu bir adım olarak düşünebileceğini belirtti. Kredi kartlarının sağladığı taksit imkanlarının da tercih nedenleri arasında yer aldığını söyledi.

Ekonominin 2002 yılında itibaren ciddi bir ivme kazandığını söyleyen Öztekin, bunu teşvik edici düzenleme ile sektörün mevduat vadesini de artırarak, reele yaklaştıracaklarını belirtti. Yılbaşında hem stopaj oranında farklılaştırmaya gidildiğini hem vadesinden önce çekilen mevduata verilmeyen faiz ile ilgili bir düzenleme yapıldığını dile getiren Öztekin, “Belki ilave düzenlemeler de olabilir. Ama amaç reele yaklaştırmak, yoksa reel de mevduatımızın vadesi oldukça uzun” diye konuştu.

“BİZİM İNSANIMIZ BORCUNU ÖDEME KONUSUNDA AHLAKLI DAVRANIYOR”

Öztekin, kredi kartı ve bankalara olan bireysel kredi borçlarının ödenmesine ilişkin bir soru üzerine, Türk insanının borcunu ödeme konusunda daha fazla ahlaklı davrandığını, ama bunun ekonominin büyümesi ve sektörün başarısı ile doğrudan orantılı olduğunu söyledi. Takibe düşen kredi oranının yüzde 23.4 olarak gerçekleşmesinin sorulması üzerine ise Öztekin, “2010 ve 2011’de hızlı bir kredi büyümesi oldu. Bu kredi büyümesinin yüksek olduğu dönemlerden sonra, bu sene yüzde 3’ün altında bir büyüme bekleniyor. 2011’de hem kredilerimiz hızlı büyüdü, hem ekonomimiz hızlı büyüdü. Yüzde 35’lere varan oranlarda büyüdü. 2012’ye geldiğimizde ekonomideki yavaşlama bunda ciddi anlamda bir etkiye sahiptir. Orana baktığımız zaman bir de net karşılığa baktığımız zaman sektörümüz açısından önemli bir sıkıntı oluşturmamaktadır. Oldukça düşük düzeyde bir rakam” şeklinde konuştu.

“SEKTÖRÜMÜZ CİDDİ ANLAMDA KAR EDİYOR”

Bankacılık sektörünün karının 23.6 milyar TL, özkaynaklarına bakıldığında ise 180 milyar TL’lik bir özkaynağın olduğunu ifade eden Öztekin, “Sektörümüzün öz kaynağını dikkate aldığımız zaman bu kadar sıkı regüle edilen, bankacılık çok sıkı regüle edilen, çok sıkı düzenlemelere tabi tutulan bir sektör. Herkesin bankacı olması mümkün değil, bir imtiyaz. Türkiye’deki toplam şirket sayısına bakarsanız oldukça fazla, banka sayısına bakarsanız 49 tane banka var toplam. Herkesin gireceği bir alan değil, yüksek sermaye gerektiren bir alan. Sektörümüz ciddi anlamda kar ediyor. Karların önemli bir kısmı faiz marjlarındaki artışlardan kaynaklanmıştır. Tersine faiz dışı gelir ve gider dengesi banka aleyhine gelişmiştir. Geçmiş yıllara nazaran oranın aşağıya doğru düştüğünü görmekteyiz. Bu artışın önemli bir kısmı faiz gelirlerindeki artışlardır. Sektörümüzün karları önemli oranda sektörün sağlığında kullanılmaktadır” diye konuştu.

“HER HİZMETİN BİR BEDELİ VAR”

BDDK Başkanı, kredi kartlarından kesilen aidatlara ilişkin bir soru üzerine de, Finansal İstikrar Komitesi’nde 2013 yılında finansal tüketicinin okur-yazarlığının artırılması, farkındalığının artırılması ve finansal tüketicinin korunması yönünden bir takım çalışmalar yapıldığını söyledi. Burada amacın finansal tüketicinin bilinç düzeyinin, eğitim düzeyinin, farkındalığının artırılması olduğunu sözlerine ekleyen Öztekin, “Biz de bu konuda BDDK olarak hem çıkardığımız Kredi Kartları Kanunu hem diğer düzenlemelerle tüketicinin bilinçlenmesi yönünde ciddi katkılar sağlıyoruz. Hem bankaların hem bizim internet sitemizde maliyetleri ilan ederek tüketicilerin karşılaştırmasına da fırsat veriyoruz. Bu konuda Tüketici Kanununa ilişkin düzenlemeler henüz bitmiş değil. Asıl amaç burada, her hizmetin bir bedeli olacaktır tabi, dolayısıyla bir maliyet vardır. Fayda maliyet analizi yapmayan bir tüccar herhalde kısa sürede ciddi sıkıntılarla karşılaşır. Bankalarda bu analizi yaparak, mutlaka fiyatlarını daha şeffaf bir şekilde sunacaktır. Çıkan mahkeme kararlarına baktığımız zaman, özellikle kararlar tüketicinin bilgisi dışında alınan ücret ve komisyonlarla ilgilidir. Tüketicinin bildiği, haberdar olduğu oranlarla ilgili bilgi sahibi olması bizim çalışmalarımız arasında” dedi.

“BİZ HİÇBİR ZAMAN KİMSENİN ALDATILMASININ YANINDA OLMAYIZ”

Öztekin, bir gazetecinin bankaların vatandaşın haberi olmadan aidat kesmesi karşısında kişisel görüşünün ne olduğunun sorulması üzerine şu yanıtı verdi: “Biz hiçbir zaman kimsenin aldatılmasının yanında olmayız. Biz bu konuda şunu söylüyoruz. Bankalara da söylüyorum, kimse bankaların replikasyonuna, güvenilirliğine, güven kurumlarına zarar vermemeli, arzumuz budur. Bu konuda sadece bizim çalışmalarımız değil, herkesin çalışması sektörle de bir araya geldiğimizde aynı mesajları veriyoruz. Sektör güven meselesidir. Kimse bu sektöre zarar vermemeli. Bu konuda da elimizden geldiği kadar, biz de her türlü şikayeti sonuçlandırmak için ciddi gayret içerisindeyiz. Herkeste, Bankalar Birliği’nin de bu konuda ciddi çalışmalar içerisinde olduğunu biliyorum. Kredi kartları ile ilgili olarak zorla kredi verilmesi zaten yasak. Bir kişiye istemeden kredi kartı gönderilirse zaten bedelini ödüyor bankası, kimse kimseye zorla kredi kartı kullanın demiyor. Kredi kartının çok ciddi faydaları olduğunu da biliyoruz. En azından faizsiz ödeme imkanı veriyor harcamalarıma veya taksit imkanı tanıyor bana. Alışverişlerimde Chıp para gibi bazı uygulamalar var bunlar da ciddi rakamlar oluşturuyor. Burada sektör de bu tür haberlerden eminim ki benden daha fazla rahatsız.”

Kredi kartı aidatlarına ilişkin şikayetlerin artmasının en önemli nedenlerinden bir tanesinin daha önce bankacılık sektörü ile tanışmayan tüketicinin bankacılıkla tanışmış olması olduğunu söyleyen Öztekin, “Bir hizmet sunuluyorsa bir bedeli vardır, ama herkesin de onu bilmeye hakkı vardır. Bilmeden, kendisi aldatılarak bu bedel alınmamalı. Ama hizmetin bedelini bilmeye herkesin hakkı var ve alıp almama da kişinin hakkıdır” dedi.

Öztekin, ayrıca Rekabet Kurulu tarafından Bankalara yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin soruya yanıt veremeyeceğini söyledi.

MERKEZ BANKASI İLE YETKİ TARTIŞMASI

Öztekin, daha önce basına da yansıyan “Merkez Bankası ile BDDK arasında yetki krizi yaşanıyor” şeklindeki tartışmaların kendisine sorulması üzerine, Merkez Bankası ile hemen hemen her konuyu müzakere edip görüştüklerini söyledi. Öztekin, her konunun Finansal İstikrar Komitesi’nde dikkate alındığını ifade ederek, Merkez Bankasının yapmak istediğinin sadece kaldıraca ilişkin bir munzam karşılık üretmek olduğunu dile getirdi. Öztekin, kaldıracın bankaların büyümeleri, aktiflerin büyümeleri ve şube açmaları ile ilgili olduğunu, Merkez Bankası’nın sadece büyüyen bankanın daha fazla zorunlu karşılık ödemesinden daha başka bir amaç gütmediğini de sözlerine ekledi. Öztekin, “SPK ile de bizim çok ciddi çakışan görev alanlarımız var, ama kurumlar arasında bir çatışma hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Birbirlerimize fikirlerimizi çok açık biçimde söylüyoruz. Bir karara varıyorsak o hepimizin uzlaşması ile verilir” dedi.

“KİMSE KREDİ KARTI AİDATI ALMAYAN BANKALARI TERCİH ETMİYOR”

Öztekin, bir gazetecinin tüketici derneklerinin kredi kartı ve hesap işletim ücreti olarak geçmişe dönük vatandaşın toplam 20 milyar TL’ik bir alacağının oluştuğunu söylediğini ve BDDK’nın bu konuda hangi tutumda olduğunu sorması üzerine, müşteriye yansıtılan işlem ücreti ve kart aidatı gibi bilgilerin bankalar tarafından müşterilerine şeffaf şekilde ulaştırılması gerektiğine bir kez daha dikkat çekerek şunları söyledi: “20 milyar TL rakamı tüketici derneklerinin rakamı. Bizim bu yönde bu rakam nasıl hesaplanmış diye bir çabamız olmaz. Şu anda bankaların birçoğu, aidatı olmayan kredi kartı çıkarıyor. Ben Ziraat Bankası’nda çalıştım bir dönem. Kimse taksit imkanı tanımayan, faiz oranı da çok düşük kredi kartını almıyordu. Herkes taksitli olanını bonusu olanını tercih ediyor. İmkan tanıyan kredi kartını tercih ediyor. Şu anda bankalarda ağırlıklı olarak kredi kartı aidatı olmayan kartlar da var. Ama onlar taksit imkanı veya benzeri para imkanı sunmuyor. Bunlar bir maliyet hesabı. Bir kredi kartı ortalama 26 gün faizsiz bir finansman imkanı sağlıyor.”

“SEKTÖR YANLIŞ UYGULAMALARLA KENDİ AYAĞINA KURŞUN SIKMAMALI”

Bir gazetecinin 7 yıldır pasif konumda bıraktığı bir hesabı kullanmaya başlaması sonucu geriye dönük kendisinden hesap işlem ücreti kesildiğinin bunun haksızlık olup olmadığını, bankaların bu parayı alacak yetkiyi nereden bulduğuna ilişkin bir soru üzerine ise BDDK Başkanı, “Bunlar haksız uygulamalar. Ben tüketiciyi aldatmaya yönelik hiçbir uygulamanın yanında yer almam. Pasif bir hesabın, 7 yıldır kullanmıyorsun hesap işletim ücretini öde gibi bir durum doğru değil. Bunlar yazıldıkça sektörde kendisini düzeltecektir” yanıtını verdi. Öztekin, “Sektör yanlış uygulamalarla kendi ayağına kurşun sıkmamalı” diye konuştu.

“2 TL’YE DE LAHMACUN VAR 50 TL’YE DE”

BDDK Başkanı, “Haksız yere kart aidatı kesilen tüketiciye Mahkemeye gidin diyorsunuz ama siz ne yapıyorsunuz” sorusuna ise “Biz düzenleme yapıyoruz. Vatandaşın haberi olmadan bankalar 40 TL aidat kesiyor ben BDDK olarak 8-10 bin TL onlara ceza kesiyorum. Az mı bu ceza. Bizim geldiğimizden beri yaptığımız düzenlemeler bu şekilde. Müşterinin haberi, bilgisi olmadan hiçbir işlem yapılmasın diye sürekli talimat veriyoruz. Bize ulaşan şikayetler olduğunda ve bankaların haksız olduğu tespit edilirse biz de ceza kesiyoruz. Bizim de gündem maddemiz bu” cevabını verdi.

Her hizmetin bir bedeli olduğunu söyleyen Öztekin, “Ekmeği gidip fırından herkes bedava almak ister. Ama ekmek 2 TL ise, 2 TL’lik ekmek de var 50 TL’lik ekmek de var. Şimdi bankacılar şunu diyor. Gidip lahmacunu Bodrum’da 50 TL’ye yiyorsunuz. Yani nerede yediğinize, ne yediğinizle alakalı. Tüketici olarak aldığınız ürünün bedelini bileceksiniz size haber verilecek, aldatılmayacaksınız” dedi.(ANKA/DEVAM) (BRŞ/OE)



Kaynak: http://ekonomi.milliyet.com.tr/kart-aidatina-lahmacunlu-savunma/ekonomi/ekonomidetay/13.02.2013/1668417/default.htm



Etiketler: Türkiye , Ankara , Merkez Bankası , BDDK , Rekabet Kurulu , tüketici kredisi , Ziraat Bankası , Bodrum , çatışma , SPK , TMSF , stopaj , aidat , bireysel kredi , Ekonomi Muhabirleri Derneği , müzakere , lahmacun , faiz oranı , 2011 , maliyet , 2010 , internet , 2012 , 2013 , nerede , olabilir , Hepimizin , sadece

Diğer BANKA haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.